21 Eylül 2026

Çocuklarda Ses Hassasiyeti: Kulaklarını Kapatan, Seslerden Kaçan Çocuk

Elektrik süpürgesi çalışırken kulaklarını kapatıp koltuğa sokulan çocuk ve süpürgeyi kapatmaya uzanan sakin annesi: çocuklarda ses hassasiyeti

Ses hassasiyeti, herkesin olağan bulduğu sesleri çocuğun beyninin aşırı yüksek, rahatsız edici ya da acı verici algılamasıdır. Dolayısıyla kulaklarını kapatan, elektrik süpürgesinden kaçan ve kalabalıkta ağlayan çocuk çoğu zaman şımarık değil, aşırı uyarılmıştır. Tek başına otizm belirtisi değildir; ancak sürüyorsa işitme testi ve duyusal değerlendirme gerekir.

“Süpürgeyi açınca çığlık atıyor, sifonu çekince odadan kaçıyor” cümlesini merkezimizde sık duyarız. Çünkü bu sesler yetişkine sıradan gelir; çocuğun beyni ise aynı sesi bir alarm gibi işler. Dolayısıyla aile tepkiyi huy, korku ya da inat sanır.

Oysa sorun kulakta değil, sesin işlenmesindedir. Nitekim bu çocukların çoğunda işitme testi tamamen normal çıkar. Bu nedenle bu yazıda ses hassasiyetinin ne olduğunu, otizmle ilişkisini ve evde yapılacakları odyolog ve ergoterapist gözüyle anlatıyoruz.

Ses Hassasiyeti Nedir?

Ses hassasiyeti, işitsel uyarana verilen tepkinin sesin gerçek şiddetinden çok daha büyük olmasıdır. Uzmanlar ise buna işitsel aşırı duyarlılık ya da işitsel savunuculuk der. Başka bir deyişle sinir sistemi sesi filtrelemez, her sesi tehdit gibi öne çıkarır.

Bu tablo ayrıca tek bir başlık değildir. Çünkü çocuk seslerden üç farklı biçimde rahatsız olur ve her birinin yaklaşımı ayrıdır. Aşağıdaki tablo bu üç biçimi yan yana koyar.

TürNe anlama gelirTipik örnekAyırt edici ipucu
HiperakuziOrta şiddetteki sesler bile fiziksel olarak fazla yüksek ve acı verici gelirTabak çatırtısı, çocuk çığlığı, motor sesiSes ne kadar yüksekse tepki o kadar büyüktür, kaynak önemsizdir
MisofoniBelirli ve genellikle kısık sesler öfke ya da tiksinti uyandırırÇiğneme, kalem tıklatma, burun çekmeSesin şiddeti değil türü tetikler, tepki öfke biçimindedir
FonofobiBelirli bir sesten korku; ses gelmeden önce kaygı başlarBalon patlaması, sifon, havai fişekÇocuk sesi beklerken bile gergindir, kaçınma davranışı öne çıkar

Çocuklarda en sık gördüğümüz tablo ise ilk ve üçüncü satırın karışımıdır. Nitekim çocuk önce sesten fiziksel olarak rahatsız olur, ardından o sesin kaynağından korkmaya başlar. Böylece süpürge sesi, süpürgenin kendisinden korkuya dönüşür.

Çocuklarda Ses Hassasiyeti Belirtileri Nelerdir?

Belirtiler kuşkusuz yaşa göre değişir; ancak ortak nokta tepkinin sesin şiddetiyle orantısız olmasıdır. Aşağıdaki işaretlerden birkaçı sürekli görünüyorsa değerlendirme gerekir.

  • Yüksek ya da ani seste ellerini kulaklarına götürme
  • Elektrik süpürgesi, saç kurutma makinesi, blender ve sifon gibi ev seslerinden kaçma
  • Kalabalık ortamlarda (AVM, düğün, doğum günü) huzursuzlanma ya da öfke nöbeti
  • Başkalarının fark etmediği sesleri duyma: buzdolabı uğultusu, uzaktan gelen motor sesi
  • Tuvalet sifonunu kendisi çekmeyi reddetme ya da el kurutma makinesinden kaçma
  • Gürültülü ortamdan sonra saatlerce yorgun ya da huysuz olma
  • Bebeklerde ani seste abartılı irkilme ve uzun süren ağlama
  • Sesli oyuncakları, çizgi filmleri ve müziği kendisi kısma ya da kapatma
  • Kreşte ya da okulda yemekhane, spor salonu ve zil saatlerinden kaçınma

Aile ve öğretmen ise bu belirtileri çoğu zaman davranış sorunu diye yanlış okur. Oysa çocuk kural bozmaz; aksine aşırı yüklenmiş sinir sistemini korur. Bu ayrımı anlamak ise evdeki bütün yaklaşımı değiştirir.

Hangi Yaşta Normal, Hangi Yaşta Uyarı İşareti?

Ani sesten irkilmek aslında sağlıklı bir reflekstir. Bu yüzden her ses tepkisi hassasiyet değildir; nitekim çoğu çocuk süpürgeden bir dönem çekinir. Aşağıdaki tablo yaşa göre beklenen tepkiyi ve uyarı sınırını gösterir.

YaşBeklenen tepkiUyarı işareti
0-12 ayAni seste irkilme, kısa ağlama, hızla sakinleşmeHer günlük seste uzun ağlama, sesli ortamda hiç uyumama
1-2 yaşSüpürge ve mikser gibi seslerden çekinme, anneye sarılmaSes kapansa bile dakikalarca sakinleşememe, odadan kaçma
2-4 yaşBalon ve havai fişek gibi ani seslerden korkma, açıklamayla rahatlamaKulak kapama, sesi önceden bekleyip gergin durma, doğum gününe girememe
4-6 yaşGürültülü ortamı sevmeme ama katılabilmeSınıf, yemekhane ve zilden kaçınma; sesi “acıtıyor” diye tarif etme
6 yaş üstüSesi sözle ifade etme, kendini düzenleyebilmeOkula gitmeyi reddetme, belirli seslerde öfke patlaması, sosyal geri çekilme

Tablodaki sınır ise tek bir olay değil, süreklilik ve günlük yaşamı bozma ölçütüdür. Örneğin havai fişekten korkan her çocuk hassas değildir. Ancak korku yüzünden bayram sabahı evden çıkamayan çocuk değerlendirme ister.

Ses Hassasiyeti Neden Olur?

Tek bir neden yoktur; bunun yerine birkaç etken çoğu zaman üst üste biner. Örneğin en sık gördüğümüz nedenler şunlardır:

  • Duyusal işlemleme farklılığı: Beyin gelen sesi önem sırasına koymaz, hepsini eşit yükseklikte iletir
  • Otizm spektrumu: Otizmli çocukların yarısından fazlası bir tür ses hassasiyeti yaşar
  • DEHB ve kaygı: Sürekli tetikte olan sinir sistemi sesleri de tehdit gibi işler
  • Orta kulak sıvısı: Sesleri boğuk ve tuhaf ileten kulak, çocuğu tedirgin eder
  • Migren ve baş ağrısı: Atak sırasında ses toleransı belirgin düşer
  • Yüksek ses maruziyeti sonrası: Konser ya da havai fişek sonrası geçici hassasiyet gelişir

İlk madde ise diğerlerinin ortak zeminidir. Nitekim aynı çocukta genellikle dokunmaya ve kokuya karşı da hassasiyet vardır. Bu geniş tabloyu duyu bütünleme bozukluğu belirtileri yazımızda anlattık; dokunsal boyutunu ise dokunsal hassasiyet yazısında ayrıca ele aldık.

Ses Hassasiyeti Otizm Belirtisi mi?

Bu soru kuşkusuz ailelerin en çok korktuğu sorudur. Kısa cevap ise şudur: ses hassasiyeti otizmde sıktır, ancak tek başına otizm göstermez. Çünkü DEHB’li, kaygılı ve hiçbir tanısı olmayan çocuklar da aynı hassasiyeti yaşar.

Ayrım ise ses tepkisinde değil, eşlik eden alanlardadır. Çünkü otizmde sosyal iletişim farkı ve tekrarlayıcı davranış da vardır: ismine dönmeme, işaret etmeme, göz temasının azlığı. Dolayısıyla yalnızca kulak kapatan ama sohbet eden, oyun paylaşan çocuk için otizm ilk akla gelen açıklama olmamalıdır.

Bu işaretleri çocuklarda otizm belirtileri yazımızda listeledik. Ses hassasiyetiyle sık karışan bir durum ise sese “tepki vermeme” halidir; onu ismine tepki vermeyen çocuk yazısında açıkladık.

Benzer Durumlardan Farkı Nedir?

Sese verilen olağandışı tepkinin arkasında dört farklı mekanizma yatar. Aşağıdaki tablo bunları ayırmanıza yardım eder; nitekim değerlendirmede biz de aynı sorulardan başlarız.

DurumSese tepkiİşitme testiGürültüde anlamaAyırt edici ipucu
Ses hassasiyetiAşırı, kaçınma ve kulak kapamaNormal, bazen normalden hassasGenellikle normalSesin şiddeti asıl sorundur, dokunsal hassasiyet sık eşlik eder
İşitsel işlemleme bozukluğuRahatsızlık değil, kopma ve yanlış anlamaNormalBelirgin zorÇocuk gürültüde yönergeyi kaçırır, sesten korkmaz
Orta kulak sıvısıTedirginlik, kendi sesini yüksek bulmaHafif iletim tipi kayıpZorSık üst solunum yolu enfeksiyonu, TV sesini açma
Kaygı kaynaklı korkuBelirli sesten korku, beklerken gerginlikNormalNormalTek bir tetikleyici vardır, diğer sesler sorun değildir

İkinci satır özellikle önemlidir; çünkü iki tablo sık karışır. Ses hassasiyeti olan çocuk gürültüden kaçar, işitsel işlemleme güçlüğü olan çocuk ise gürültüde anlamaz. Farkı işitsel işlemleme bozukluğu yazımızda ayrıntılı anlattık.

Odyolog Gözüyle: İşitme Testi Neden Şart?

Ses hassasiyeti yaşayan çocukta ilk adım her zaman işitme değerlendirmesidir. Bu öneri kuşkusuz kulağa ters gelir; çünkü aile “zaten fazla duyuyor” diye düşünür. Oysa üç neden testi zorunlu kılar.

Birincisi, orta kulak sıvısı sesleri boğuk ve rahatsız edici iletir; çocuk bu yüzden tedirgin olur. İkincisi, bazı işitme kayıplarında yüksek sesler aksine daha acı verici gelir. Üçüncüsü, hassasiyetin sayısal bir karşılığı vardır: nitekim odyoloji klinikleri rahatsızlık eşiğini özel bir testle saptar.

Bu testleri merkezimizde uygulamayız; hastane odyoloji birimleri ve odyoloji klinikleri yapar. Kurucumuz Uzm. Ody. Alev Akıncı Yıldız ise getirilen raporu yorumlar ve terapi planını buna göre kurar.

Böylece kulak kaynaklı bir sorunu duyusal sorun sanıp aylar kaybetmeyiz. Nitekim en sık gördüğümüz gecikme nedeni budur.

İşitme değerlendirmesinin genel çerçevesini işitsel rehabilitasyon yazımızda anlattık.

Gürültü Önleyici Kulaklık Takmalı mı?

Bu sorunun cevabı kısaca “evet, ama planlı” olmalıdır. Çünkü kulaklık çocuğu düğün, havai fişek ve AVM gibi gerçekten yüksek ortamlarda korur. Sürekli takılırsa ise ters etki yapar: beyin sessizliğe alışır ve olağan sesler daha da yüksek gelir.

Bu nedenle iki kural koyarız. İlk kural şudur: kulaklığı yalnızca önceden belirlediğiniz yüksek ortamlarda kullanın. İkinci kural ise kulaklığı çocuğun kendisinin takıp çıkarmasıdır; böylece kontrol çocukta kalır ve kaygı azalır.

Evde, sınıfta ve sıradan sokakta ise kulaklık yerine kademeli alışma çalışırız; çünkü bu ortamlar günlük yaşamın kendisidir. Nitekim hedef sesi engellemek değil, sesle yaşamayı öğretmektir.

Ergoterapi ve Duyu Bütünleme Ne Yapar?

Ergoterapist ise ses hassasiyetini kulak üzerinden değil, sinir sisteminin bütünü üzerinden çalışır. Çünkü sesi tehdit gibi işleyen beyin genellikle bedenden gelen bilgiyi de iyi düzenlemez. Dolayısıyla terapist çalışmayı üç ayak üzerine kurar.

İlk ayak, öncelikle düzenleyici bedensel girdidir. Ağır iş dediğimiz itme, çekme, taşıma ve zıplama etkinlikleri sinir sistemini sakinleştirir; böylece sesi tolere etme kapasitesi artar. Bu mantığı duyusal diyet yazımızda anlattık.

İkinci ayak ise kontrollü ve kademeli ses deneyimidir. Terapist sesi çocuğun seçtiği şiddette, oyun içinde ve önceden haber vererek sunar. Böylece çocuk sesin kendi kontrolünde olduğunu öğrenir ve korku döngüsünü kırar.

Üçüncü ayak ise çevre düzenlemesi ve ebeveyn danışmanlığıdır. Nitekim seansta kazanılan tolerans, evde ve okulda aynı ilkeler uygulanmazsa kalıcı olmaz. Yaklaşımın bütününü duyu bütünleme terapisi sayfamızda bulursunuz.

Seansların genel akışını ve ergoterapide çalıştığımız diğer alanları çocuk ergoterapisi sayfamızda bulabilirsiniz.

Evde Ne Yapmalı? Tetikleyiciye Göre Strateji Tablosu

Ev, aslında sesle barışmanın en güvenli yeridir. Aşağıdaki tablo en sık şikayet edilen sekiz sesi ve her biri için denenmiş stratejiyi verir. Ortak ilke ise şudur: haber ver, mesafe ver, kontrolü çocuğa ver.

Tetikleyici sesNeden zor gelirEvde strateji
Elektrik süpürgesiUzun, sürekli, düşük frekanslı uğultuÖnce “üç dakika sonra açıyorum” deyin; çocuk başka odada başlasın, ardından düğmeye kendisi bassın
Saç kurutma makinesiKulağa yakın, ısıyla birleşen sesDüşük kademede ve kapı açıkken başlayın; çocuk kendi bebeğinin saçını kurutsun
Tuvalet sifonuAni, yankılı, kapalı mekânSifonu çocuk kabinden çıkarken siz çekin; sonra kapıdan, sonra yanınızda kendisi çeksin
Blender ve mikserTiz, ani başlayan sesGeri sayımla açın; çocuk kulaklığını kendi takıp mutfağın kapısında izlesin
Kapı zili ve telefonBeklenmedik, tizZil sesini ve şiddetini çocukla birlikte seçin; misafir geleceğini önceden söyleyin
Doğum günü şarkısı ve alkışKalabalık, yankılı, herkes aynı andaKüçük grupla evde prova yapın; çocuk şarkıda kendi sesini yükseltsin, kaçış köşesi belirleyin
Havai fişek ve balonAni patlama, öngörülemezUzaktan ve cam arkasından izleyin; balonu iğneyle değil çocuk sıkarak indirsin
Kalabalık AVMÇok kaynaklı uğultu, yankıSakin saatte ve kısa süre gidin; önce on dakika, her hafta biraz uzatın

Tablodaki her satırda aynı üç adım tekrar eder. Çünkü beyin haberli, uzak ve kendi kontrolünde olan sesi tehdit gibi işlemez. Bu ilke seansta da evde de aynıdır.

Evde Ses Toleransını Artıran Altı Oyun

Oyun ise sesle ilişkiyi korkudan meraka çevirir. Bu yüzden her biri farklı bir beceriyi hedefleyen altı oyun seçtik; hepsi günde on dakika sürer ve ancak çocuğun izniyle oynarsınız.

  1. Uzaktan kumanda oyunu: Müziği çocuk açar, kısar, kapatır. Böylece sesin patronu kendisi olur.
  2. Ses dedektifi: Gözler kapalı, evdeki sesleri tahmin edin. Bu oyun özellikle sesi tehdit değil bilgi olarak işlemeyi öğretir.
  3. Ağır iş öncesi: Gürültülü etkinlikten önce yastık taşıma ya da trambolin. Çünkü düzenlenmiş beden sesi daha iyi tolere eder.
  4. Ses termometresi: Bir kağıda sıfırdan beşe ölçek çizin; çocuk her sesi puanlasın. Bu oyun ise duyguyu kelimeye çevirir.
  5. Kaydet ve dinle: Korkulan sesi telefona kaydedin, en kısık sesten başlayarak birlikte dinleyin. Her gün bir kademe artırın.
  6. Sessiz köşe: Evde yumuşak, loş bir dinlenme köşesi kurun. Dolayısıyla çocuk yüklenince kaçmayı değil dinlenmeyi öğrenir.

Beşinci oyun ise en güçlü olanıdır; ancak zorlamadan ilerlemek şarttır. Çocuk “dur” dediğinde ise hemen durun. Daha fazla ev etkinliği için ev ortamında ergoterapi aktiviteleri yazımıza bakın.

Okulda ve Dışarıda Ne Yapmalı?

Okul, kuşkusuz sesin en yoğun olduğu yerdir: zil, yemekhane, spor salonu, tatbikat. Bu yüzden öğretmenle paylaştığınız kısa bir plan çok işe yarar. Aşağıdaki düzenlemeleri ise çoğu sınıf kolayca uygular.

  • Zil ve tatbikat gibi öngörülebilir sesleri çocuğa birkaç dakika önce haber vermek
  • Yemekhaneye ilk girenlerden olmasını sağlamak, kalabalık dolmadan yemeği bitirmek
  • Sınıfta kapı ve pencereden uzak, sakin bir oturma yeri vermek
  • Yüklenince gidebileceği sessiz bir köşe ya da kütüphane izni tanımlamak
  • Spor salonu ve müzik dersinde kulaklığa izin vermek, ancak sınıfta takmamak
  • Çocuğun “çok gürültü var” demesini bir işaret kartıyla kolaylaştırmak

Öğretmenin bakışı ise kuşkusuz en kritik düzenlemedir. Çünkü kulak kapatan çocuğu “dinlemiyor” diye okuyan öğretmen, durumu istemeden ağırlaştırır. Öğretmenle iş birliğinin yolunu anaokulu-aile iş birliği yazımızda anlattık.

Ailelerin Sık Yaptığı Beş Hata

İyi niyetli bazı tepkiler ise hassasiyeti pekiştirir. Bu yüzden en sık gördüğümüz beş hatayı sıralıyoruz.

  1. Sesten tamamen korumak. Süpürgeyi hep çocuk yokken çalıştırmak rahatlatır; ancak beyin sesi hiç öğrenmez ve hassasiyet büyür.
  2. Zorla alıştırmak. “Korkacak bir şey yok, dur bakalım” diyerek sesi açmak korkuyu pekiştirir. Çünkü kontrol çocukta değildir.
  3. Kulaklığı sürekli takmak. Beyin sessizliğe alışır, olağan sesler daha da yüksek gelir.
  4. Tepkiyi şımarıklık saymak. Ceza ve kızgınlık kaygıyı artırır; nitekim çocuk sesi değil sizi de tehdit gibi işlemeye başlar.
  5. İşitme testini atlamak. “Zaten fazla duyuyor” diye düşünmek orta kulak sıvısını ya da hafif kaybı gözden kaçırır.

Ses Hassasiyeti Hakkında Dört Yanlış İnanış

Yanlış bilgiler ise aileleri ya korkutur ya da geciktirir. Bu nedenle en sık duyduğumuz dört inanışı düzeltiyoruz.

“Kulaklarını kapatıyorsa otizmdir”

Hayır; nitekim kulak kapama tek başına tanı koydurmaz. Uzman otizm ayrımını sosyal iletişim ve tekrarlayıcı davranış alanlarında yapar; ses tepkisi ise yalnızca bir parçadır.

“Büyüyünce geçer”

Bir kısmı gerçekten hafifler; ancak destek almayan çocuk çoğu zaman kaçınmayı öğrenir. Böylece hassasiyet azalmasa da yaşam alanı daralır: doğum günü yok, sinema yok, AVM yok.

“İşitme testi normalse sorun yoktur”

Normal test sonucu kuşkusuz kulağın sağlam olduğunu gösterir; ancak sesin işlenmesi kulakta değil beyinde olur. Dolayısıyla normal test sonucu duyusal değerlendirme ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

“Alışsın diye maruz bırakmak en iyisidir”

Kademeli ve çocuğun kontrolündeki maruz kalma gerçekten işe yarar. Ani ve zorla maruz kalma ise korkuyu derinleştirir, çünkü beyin bu deneyimi travma gibi kaydeder.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalı?

Aşağıdaki durumlardan biri varsa değerlendirme randevusunu ertelemeyin. Çünkü erken dönemde kırılan korku döngüsü, okul çağındaki kaçınmayı büyük ölçüde önler.

  • Ses tepkisi üç aydan uzun sürüyor ve günlük yaşamı bozuyorsa
  • Çocuk sesi “acıtıyor” diye tarif ediyorsa
  • Kalabalık, doğum günü ya da okul gibi ortamlardan kaçınma başladıysa
  • Dokunsal hassasiyet, yemek seçiciliği ya da giyinme sorunu da eşlik ediyorsa
  • Sık kulak enfeksiyonu, ağız solunumu ya da TV sesini açma varsa (işitme testi için)
  • Sosyal iletişim farkı ya da tekrarlayıcı davranış da eşlik ediyorsa (otizm ayrımı için)

Başvuru için ise tanı raporu gerekmez; ayrıca eşlik eden sorunlar da aynı görüşmede ele alınır. Yemek seçiciliği eşlik ediyorsa yemek seçen çocuk yazımız yol gösterir; sık öfke patlaması varsa öfke nöbeti yönetimi yazımıza bakın.

Çocukla Akademi’de Süreç Nasıl İşler?

İlk adımda öncelikle aileyle ayrıntılı bir görüşme yaparız. Bu görüşmede özellikle hangi seslerin tetiklediğini, tepkinin ne kadar sürdüğünü ve eşlik eden duyusal işaretleri sorarız. İşitme testi henüz yapılmadıysa önce bir odyoloji kliniğine yönlendiririz.

İkinci adımda ise ergoterapistimiz duyusal profili oyun içinde çıkarır. Böylece ses hassasiyetinin tek başına mı, yoksa geniş bir duyusal tablonun parçası mı olduğunu görürüz. Bu değerlendirmenin ayrıntısını ergoterapi değerlendirmesi yazımızda anlattık.

Üçüncü adımda ise 40 dakikalık duyu bütünleme seansları ve ev programı başlar. Sosyal iletişim farkı da varsa DIR/Floortime seansları eklenir. Bunun yanı sıra Ebeveyn Danışmanlığı tablodaki stratejilerin evde sürmesini sağlar.

Ekibimiz özellikle Beylikdüzü, Esenyurt ve Bahçeşehir bölgelerinden ailelere hizmet verir. Ayrıntılar için Merkezimiz sayfasını inceleyin. Randevu bilgisini ise İletişim sayfamızda bulursunuz.

Çocuğunuz Seslerden Kaçıyor, Kulaklarını Kapatıyor mu?

Ergoterapi ekibimizle öncelikle bir ön görüşme planlayın. İşitme raporunuzla gelin, terapiyi birlikte planlayalım.

Sıkça Sorulan Sorular

Ses hassasiyeti nedir?

Herkesin olağan bulduğu sesleri çocuğun beyninin aşırı yüksek, rahatsız edici ya da acı verici algılamasıdır. Sorun ise kulakta değil, sesin işlenmesindedir; nitekim işitme testi çoğu zaman normal çıkar.

Çocuğum kulaklarını kapatıyor, otizm mi?

Tek başına değil; çünkü DEHB’li, kaygılı ve tanısı olmayan çocuklar da kulaklarını kapatır. Uzman otizm ayrımını ise ismine dönme, işaret etme ve oyun paylaşma gibi sosyal alanlarda yapar.

Hiperakuzi ile ses hassasiyeti aynı şey mi?

Hiperakuzi, aslında ses hassasiyetinin bir türüdür: orta şiddetteki sesler bile fiziksel olarak fazla yüksek gelir. Misofoni ise belirli seslere öfke, fonofobi ise sesten korku anlamına gelir.

Bebeklerde yüksek sese tepki normal mi?

Ani seste irkilmek ve kısa ağlamak sağlıklı bir reflekstir. Ancak her günlük seste uzun ağlama ve sesli ortamda hiç uyumama varsa işitme ve gelişim değerlendirmesi gerekir.

Ses hassasiyeti geçer mi?

Kademeli ve çocuğun kontrolündeki çalışmayla büyük ölçüde azalır; nitekim çoğu çocuk birkaç ayda doğum gününe girer. Destek almayan çocuk ise çoğu zaman kaçınmayı öğrenir; dolayısıyla hassasiyet kalsa bile yaşam alanı daralır.

Gürültü önleyici kulaklık zararlı mı?

Planlı kullanımda değil; nitekim düğün, havai fişek ve AVM gibi gerçekten yüksek ortamlarda korur. Sürekli takılırsa ise beyin sessizliğe alışır ve olağan sesler daha da yüksek gelir.

İşitme testi neden gerekiyor, zaten fazla duyuyor?

Çünkü orta kulak sıvısı sesleri boğuk ve rahatsız edici iletir; bazı işitme kayıplarında ise yüksek sesler daha acı verici gelir. Ayrıca odyoloji klinikleri rahatsızlık eşiğini ölçer; bu testleri merkezimiz uygulamaz, raporu yorumlar.

Ses hassasiyeti ile işitsel işlemleme bozukluğu farkı nedir?

Ses hassasiyeti olan çocuk gürültüden kaçar; işitsel işlemleme güçlüğü olan çocuk ise gürültüde anlamaz. Dolayısıyla birincisi rahatsızlık, ikincisi yanlış anlama ve kopma biçiminde görünür.

Ergoterapi ses hassasiyetine nasıl yardım eder?

Öncelikle ağır iş etkinlikleriyle sinir sistemini düzenler, ardından sesi çocuğun kontrolünde ve oyun içinde kademeli sunar, ayrıca ev ve okul düzenlemelerini planlar. Böylece korku döngüsünü kırar ve toleransı artırır.

Evde ne yapabilirim?

Öncelikle sesi önceden haber verin, mesafe bırakın ve düğmeyi çocuğa verin. Ayrıca uzaktan kumanda oyunu, ses dedektifi, ses termometresi ve kaydet-dinle oyunları toleransı artırır.

Okulda öğretmen ne yapmalı?

Özellikle zil ve tatbikatı önceden haber vermek, yemekhaneye erken almak, sakin bir oturma yeri ve sessiz köşe izni en etkili düzenlemelerdir. Kulaklığa ise yalnızca spor ve müzik dersinde izin vermek yeterlidir.

Değerlendirme için rapor şart mı?

İlk görüşme için rapor şartı aramayız. Ancak işitme testi henüz yapılmadıysa önce bir odyoloji kliniğine yönlendiririz; sonucu birlikte yorumlayıp duyusal değerlendirmeyi planlarız.

Özetle, ses hassasiyeti kulak sorunu değil işlemleme farkıdır ve tek başına otizm göstermez. Bu nedenle önce işitme testini yaptırın, ardından duyusal değerlendirmeye gelin. Evde ise üç ilkeyi uygulayın: haber ver, mesafe ver, kontrolü çocuğa ver.

Bu yazıdaki bilgiler tanı ve tedavi amacıyla kullanılamaz, genel bilgilendirme niteliğindedir. Çocuğunuzun durumuna özel değerlendirme için uzmanlarımızla görüşün.

Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin