2 Kasım 2026

Otizm Dereceleri: 3 Destek Düzeyi Ne Anlatır, Ne Anlatmaz?

Otizm dereceleri: sahilde deniz kabuklarını sıraya dizen kulaklıklı çocuk ve oyununa katılan babası

Otizm dereceleri, bir çocuğun günlük hayatta ne kadar desteğe ihtiyaç duyduğunu anlatan üç destek düzeyidir. Ancak raporda “düzey 1” ya da “düzey 2” yazısını gören aileler genellikle aynı şeyi soruyor: Bu derece çocuğumun geleceği hakkında ne söylüyor? Bu yazıda otizm derecelerinin ne anlattığını, neyi anlatmadığını ve rapordan sonra atabileceğiniz adımları anlatıyoruz.

Örneğin dört yaşındaki Aras’ın annesi raporu elinde katlayıp açarak geldi. Raporda “otizm spektrum bozukluğu, sosyal iletişimde düzey 2” yazıyordu. Annesi ilk cümlesinde “Yani orta otizm mi?” diye sordu.

Oysa aynı raporun bir satır altında başka bir bilgi vardı. Tekrarlayan davranışlar alanında Aras’ın düzeyi 1’di.

Yani tek bir “derece” yoktu, iki ayrı alanın iki ayrı düzeyi vardı. Bu yüzden önce kavramın kendisine bakalım.

Otizm dereceleri nedir?

Amerikan Psikiyatri Birliği 2013’te tanı el kitabının beşinci baskısını (DSM-5) yayımladı. Bu baskıyla otizmin alt türleri tek bir çatı altında birleşti. Böylece Asperger sendromu, yaygın gelişimsel bozukluk gibi adlar yerini “otizm spektrum bozukluğu” adına bıraktı.

Bunun yerine DSM-5 her çocuk için bir destek düzeyi tanımladı. Bugün aileler otizm seviyeleri ya da otizm dereceleri dediğinde çoğunlukla bunu kastediyor. Kısacası otizm dereceleri, otizmin “ne kadar” olduğunu değil, çocuğun ne kadar desteğe ihtiyaç duyduğunu anlatır.

Gündelik dilde ise aileler ve hatta bazı uzmanlar hâlâ “hafif, orta, ağır otizm” ifadelerini kullanıyor. Aşağıdaki tablo bu iki dili yan yana koyuyor.

Gündelik ifadeDSM-5 adıKısaca anlamı
Hafif otizmDüzey 1: destek gerektirenDestek olmadığında güçlükler belirginleşir
Orta otizmDüzey 2: belirgin destek gerektirenDestek varken de güçlükler göze çarpar
Ağır otizmDüzey 3: çok belirgin destek gerektirenGünlük hayatın çoğu alanında yoğun destek gerekir

Ancak “hafif” kelimesi aileleri sık sık yanıltıyor. Çünkü düzey 1 de bir destek ihtiyacını tanımlar. Bu konuya aşağıda ayrıca döneceğiz.

Otizm dereceleri iki ayrı alanda belirlenir

DSM-5’te otizm iki ana alana dayanır. İlki sosyal iletişim ve etkileşimdir. İkincisi ise kısıtlı ilgiler ve tekrarlayan davranışlardır.

Dolayısıyla uzman, otizm derecelerini her alan için ayrı ayrı belirler. Örneğin bir çocuk sosyal iletişimde düzey 2, tekrarlayan davranışlarda düzey 1 alır. Aras’ın raporu tam olarak buydu.

Nitekim Micah Mazurek ve ekibi 2019’da altı merkezde değerlendirilen 248 çocuğun raporlarını inceledi. Çocukların bir kısmında iki alanın düzeyi birbirinden farklıydı. Bu nedenle raporda tek bir “derece” görürseniz, hangi alana ait olduğunu mutlaka sorun.

Otizm seviyeleri: 3 destek düzeyi tek tabloda

Aşağıdaki tablo, DSM-5’teki tanımları ailelerin evde gördüğü örneklerle eşleştiriyor. Ancak her çocuk bu satırlara birebir uymaz. Tabloyu bir harita gibi okuyun, bir etiket gibi değil.

DüzeySosyal iletişimdeTekrarlayan davranıştaEvde görülebilecek örnek
Düzey 1Sohbet başlatmakta ve sürdürmekte zorlanırPlan değişince zorlanır, geçişler uzun sürerCümleyle konuşur ama yalnız kendi konusunu anlatır
Düzey 2Destekle bile iletişimi sınırlı ve sıra dışıdırTekrarlar dışarıdan kolayca fark edilirKısa cümle kurar, yol değişince uzun süre ağlar
Düzey 3Sözlü ve sözsüz iletişimde ağır güçlük vardırTekrarlar günlük işleri belirgin biçimde engellerBirkaç kelime ya da hiç kelime yoktur, rutin bozulunca çok zorlanır

Düzey 1: “hafif otizm” gerçekten hafif mi?

Düzey 1’deki çocukların çoğu cümleyle konuşur ve çoğu zaman okulda akademik olarak iyi gider. Bu yüzden çevre çoğu zaman “Hiçbir şeyi yok” der.

Ancak güçlük genellikle başka bir yerde saklıdır. Örneğin çocuk teneffüste oyuna nasıl katılacağını bilemez.

Ya da bir şaka karşısında ne yapacağını anlayamaz. Üstelik ders programı değiştiğinde günün geri kalanında huzursuz kalır.

Ayrıca bu çocuklar okulda gün boyu kendini toparlamaya çalışır. Bu çaba eve gelince çoğu zaman öfkeye ya da yorgunluğa dönüşür. Bu nedenle “hafif” kelimesi, ihtiyacın küçük olduğu anlamına gelmez.

Eskiden Asperger sendromu tanısı alan çocukların çoğu bugün bu grupta yer alıyor. Ayrıntıları Asperger sendromu yazımızda anlattık. Sosyal dil güçlüğünü ise pragmatik dil bozukluğu yazımızda ele aldık.

Düzey 2: belirgin destek gerektiren

Düzey 2’de güçlükler destek varken de göze çarpar. Örneğin çocuk istediğini kısa cümlelerle söyler ama sohbeti sürdürmekte zorlanır. Ya da yalnız çok ilgilendiği bir konuda konuşur.

Bunun yanında tekrarlayan davranışlar daha görünürdür. Örneğin çocuk oyuncakları uzun süre sıraya dizer ya da ellerini çırpar. Ayrıca yeni bir yola girmek ya da kıyafet değiştirmek sıklıkla uzun bir ağlama nöbetine dönüşür.

Öte yandan bu çocukların çoğu sevdiği bir oyunda çok uzun süre kalabilir. Bu ilgi, terapide iletişimi başlatmak için güçlü bir kapıdır.

Bu düzeyde çocuklar genellikle dil-konuşma terapisinden, görsel destekten ve ebeveynin günlük rutinlerdeki rehberliğinden yararlanır. Ekolali varsa ekolali yazımız bu tekrarların neden önemli bir iletişim adımı olduğunu anlatıyor.

Düzey 3 ve “derin otizm” kavramı

Düzey 3’teki çocuklarda iletişim çok sınırlıdır. Çocuk ya birkaç kelime kullanır ya da hiç konuşmaz. Ayrıca rutin bozulduğunda çoğu zaman yoğun bir sıkıntı yaşar.

Üstelik araştırmacılar son yıllarda bu grup için yeni bir kavramı tartışıyor. Nitekim Catherine Lord’un başkanlığındaki Lancet Komisyonu 2022’de “derin otizm” (profound autism) adını önerdi. Bu ad, gün boyu bir yetişkinin yakınında olması gereken çocukları tanımlıyor.

Ardından ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) araştırmacıları 2023’te 20.135 çocuğun kaydını inceledi. Bu araştırmaya göre 8 yaşındaki otizmli çocukların yüzde 26,7’si bu tanıma uyuyordu.

Ancak “derin otizm” henüz bir DSM tanısı değildir. Yalnızca bu ailelerin ihtiyaçlarını görünür kılmak için önerilen bir çalışma kavramıdır.

Düzey 3’teki çocuklar için evde ilk hedefler genellikle şunlardır:

  • Sakinleşmek. Çocuğun hangi ses, ışık ya da hareketle düzenlendiğini bulmak her şeyin başıdır.
  • İstek bildirmek. “Su”, “daha” ve “bitti” gibi birkaç temel isteği işaret, resim ya da sesle anlatmak.
  • Güvenli rutinler. Banyo, yemek ve uyku gibi anları her gün aynı sırayla tekrar etmek.

Özellikle istek bildirme hedefinde terapistler çeşitli araçlardan yararlanır. Bu yüzden PECS ve alternatif destekleyici iletişim burada önemli bir yer tutar.

Otizm derecesi zekâyı ya da konuşmayı göstermez

Ailelerin en sık karıştırdığı nokta budur. Çünkü otizm dereceleri yalnız iki otizm alanındaki destek ihtiyacını anlatır.

Oysa DSM-5 zekâ ve dil için ayrı belirteçler kullanır. Örneğin raporda “zihinsel yetersizlik eşlik ediyor” ya da “dil bozukluğu eşlik etmiyor” gibi ek satırlar bulunur. Bu satırlar dereceden bağımsızdır.

Üstelik araştırmalar bu ayrımın pratikte kolay olmadığını gösteriyor. Amy Weitlauf ve ekibi 2014’te 15 ay ile 17 yaş arasındaki 726 çocuğu inceledi. Otizm belirtisi hafif olan çocukların bir kısmında zekâ ve günlük beceriler beklenenden düşüktü.

Benzer şekilde Mazurek’in çalışmasında zekâ puanı düşük çocuklar daha yüksek düzey aldı. Araştırmacılara göre bazı uzmanlar düzeyi belirlerken zekâyı da hesaba katıyordu.

Kısacası iki “düzey 2” çocuk birbirinden çok farklı bir tablo gösterir. Bu yüzden raporun tamamını, ek satırlarla birlikte okuyun.

Otizm derecesi zamanla değişir mi?

Evet, çoğu zaman değişir. Otizm dereceleri, değerlendirme gününde çocuğun ihtiyacını gösteren bir fotoğraftır. Ömür boyu sabit bir hüküm değildir.

Nitekim Einat Waizbard-Bartov ve ekibi 2021’de 125 çocuğu 3 ve 6 yaşında değerlendirdi. Çocukların yüzde 28,8’inde belirti şiddeti azaldı. Yüzde 54,4’ü sabit kaldı, yüzde 16,8’inde ise şiddet arttı.

Ardından aynı ekip 2022’de 182 çocuğu 3 yaşından 11 yaşına kadar izledi. Bu kez çocukların yüzde 27’sinde şiddet azaldı, yüzde 24’ünde arttı. Ayrıca azalmanın çoğu erken çocukluk döneminde gerçekleşti.

ÇalışmaKimler izlendi?Şiddet azalanSabit kalanŞiddet artan
Waizbard-Bartov 2021125 çocuk, 3 ve 6 yaş%28,8%54,4%16,8
Waizbard-Bartov 2022182 çocuk, 3-11 yaş%27%49%24

Ancak dürüst olmak gerekirse bu çalışmalar değişimin nedenini tam açıklamıyor. Örneğin 2021 çalışmasında terapi geçmişiyle değişim arasında net bir bağ çıkmadı. Bununla birlikte kız çocuklarında şiddet daha sık azaldı.

Dolayısıyla erken yaşta belirlenen otizm dereceleri, okul çağında farklı bir sonuç verebilir. Bu yüzden değerlendirmenin belirli aralıklarla yenilenmesi önemlidir.

Otizm derecesini kim belirler?

Türkiye’de otizm tanısını ve otizm derecelerini genellikle çocuk ve ergen psikiyatristi belirler. Ayrıca bazı hastanelerde gelişimsel pediatri birimleri de bu süreçte yer alır.

Uzman bunun için aileyle görüşür, çocuğu oyun içinde gözlemler ve gerekirse standart araçlar kullanır. Bu araçların en bilineni ADOS-2’dir. Ancak ADOS-2’nin verdiği 1-10 arası şiddet puanı, DSM-5 düzeyiyle aynı şey değildir.

Raporda görebileceğiniz ifadeNeyi anlatır?Kim belirler?
DSM-5 düzey 1, 2 ya da 3İki alanda destek ihtiyacıÇocuk ve ergen psikiyatristi
ADOS-2 şiddet puanı (1-10)Gözlem anındaki belirti şiddetiBu testi uygulayan uzman
Zihinsel yetersizlik belirteciZekâ ve uyum becerileriPsikiyatrist, psikometrik değerlendirmeyle
Dil bozukluğu belirteciKonuşma ve dil düzeyiPsikiyatrist, dil değerlendirmesiyle

Tanı sürecinin ilk adımlarını M-CHAT otizm tarama testi ve otizm belirtileri yazılarımızda anlattık. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin otizm tanı ölçütleri sayfası da DSM-5 metnini özetliyor.

Raporda düzey yazıyorsa ne yapmalısınız?

Raporda otizm derecelerini okuduğunuz gün birçok duygu birlikte gelir. Bu yüzden aşağıdaki adımları bir kontrol listesi gibi kullanabilirsiniz.

  1. Hangi alana ait olduğunu sorun. Sosyal iletişim ve tekrarlayan davranış düzeylerini ayrı ayrı not edin.
  2. Ek satırları okuyun. Zekâ ve dil belirteçleri, dereceden daha çok yol gösterebilir.
  3. “Destek” kelimesini somutlaştırın. Uzmana “Bu düzey evde ve okulda hangi desteği gerektiriyor?” diye sorun.
  4. Güçlü yanlarını da yazın. Çocuğunuzun sevdiği oyunlar ve kolay öğrendiği şeyler, terapinin başlangıç noktasıdır.
  5. Başka çocuklarla kıyaslamayın. Aynı düzeydeki iki çocuğun ihtiyacı çok farklı olabilir.
  6. Yeniden değerlendirme tarihini öğrenin. Özellikle okul öncesi dönemde ihtiyaçlar hızla değişebilir.

Floortime gözüyle: derece yerine profil

DIR/Floortime yaklaşımı otizm dereceleri yerine çocuğun gelişim profiline bakar. Bu profil üç soruya dayanır.

  • Çocuk hangi gelişim basamağında? Örneğin sakinleşebiliyor mu, ilişkiye giriyor mu, karşılıklı iletişimi sürdürebiliyor mu?
  • Bireysel farklılıkları neler? Örneğin seslere aşırı duyarlı mı, hareket arıyor mu, sözel bilgiyi ne hızla işliyor?
  • İlişkiler nasıl destek oluyor? Örneğin ebeveyn hangi anlarda çocuğa en kolay ulaşıyor?

Dolayısıyla iki “düzey 2” çocuk için iki ayrı plan çıkar. Örneğin biri sesler yüzünden etkileşimden kaçar. Diğeri ise ilişkiye istekli olduğu hâlde ne söyleyeceğini planlayamaz.

Bu yaklaşımı otizmde Floortime sayfamızda ayrıntılı anlattık. Yöntemlerin genel karşılaştırması için otizm terapi yöntemleri yazımıza bakabilirsiniz.

Okulda otizm dereceleri ne anlama gelir?

Birçok aile raporu öğretmenle paylaşıp paylaşmamakta kararsız kalıyor. Çünkü derecenin çocuğa bir etiket gibi yapışmasından korkuyorlar.

Oysa öğretmen için asıl yararlı bilgi otizm dereceleri değil, çocuğun neye ihtiyaç duyduğudur. Bu yüzden öğretmenle konuşurken dört konuyu öne çıkarın:

  • Geçişler. Etkinlik değişmeden önce kısa bir uyarı çocuğun işini kolaylaştırır mı?
  • Yönergeler. Çocuk uzun sözlü yönergeyi mi, kısa ve görsel yönergeyi mi daha iyi takip ediyor?
  • Duyusal yük. Kalabalık, zil ya da yemekhane gürültüsü onu nasıl etkiliyor?
  • Arkadaşlık. Teneffüste hangi oyunlara katılıyor, hangisinde yalnız kalıyor?

Böylece öğretmen “düzey 1” ya da “düzey 2” kelimesine değil, sınıfta işe yarayan somut adımlara odaklanır. Okul geçişini anaokulu ve aile iş birliği yazımızda da ele aldık.

Otizm derecelerine göre destek nasıl değişir?

Aşağıdaki tablo her düzeyde sık görülen öncelikleri özetliyor. Ancak çocuğunuzun planı onun kendi profiline göre hazırlanmalıdır.

DüzeySık görülen öncelikDestek örnekleri
Düzey 1Sohbet, arkadaşlık, esneklik, okul düzeniSosyal dil çalışması, sosyal öykü, öğretmenle iş birliği
Düzey 2İletişim başlatma, geçişler, oyunu genişletmeDil-konuşma terapisi, Floortime, görsel program
Düzey 3Temel istek bildirme, düzenlenme, güvenlikDestekleyici iletişim, ergoterapi, yoğun ebeveyn rehberliği

Bununla birlikte duyusal güçlükler her düzeyde karşımıza çıkar. Bu yüzden duyu bütünleme terapisi çoğu zaman planın bir parçasıdır.

Otizm derecelerini yakınlarınıza nasıl anlatırsınız?

Raporun ardından büyükanne, büyükbaba ve akrabalar da soru sormaya başlar. Örneğin “Ağır mı, hafif mi?” sorusu sık gelir. Bu soru çoğu zaman sevgiden ve kaygıdan doğar.

Ancak otizm derecelerini tek kelimeyle özetlemek yanlış bir resim çizer. Bunun yerine üç kısa cümle kurabilirsiniz:

  • Neyi zor buluyor? “Kalabalıkta ve plan değişince çok zorlanıyor.”
  • Neyi seviyor? “Arabaları ve su oyunlarını çok seviyor, bize onlarla yaklaşıyor.”
  • Siz nasıl yardım edersiniz? “Gelmeden önce haber verin, ilk dakikalarda ona alan tanıyın.”

Böylece yakınlarınız bir dereceyle değil, torunlarıyla ya da yeğenleriyle tanışır. Üstelik bu cümleleri çocuğun yanında da rahatça kullanırsınız.

Kardeşler için de aynı yol işe yarar. Örneğin okul çağındaki bir kardeşe “Ağabeyin bazı sesleri çok yüksek duyuyor” demek, “Ağabeyin düzey 2” demekten çok daha anlaşılırdır.

Otizm dereceleri hakkında 4 yanlış inanış

  • “Düzey 1 ise destek gerekmez.” Hayır. Düzey 1’in DSM-5’teki adı zaten “destek gerektiren”dir.
  • “Düzey 3 çocuk ilerleme göstermez.” Bu doğru değil. Hedefler farklı olsa da her çocuk kendi basamağında ilerleyebilir.
  • “Derece ömür boyu aynı kalır.” Araştırmalar çocukların yaklaşık yarısında şiddetin değiştiğini gösteriyor.
  • “Derece zekâyı gösterir.” Hayır. Zekâ ve dil, raporda ayrı satırlarda yazılır.

Çocukla Akademi’de süreç nasıl işler?

Merkezimizde önce raporunuzu sizinle birlikte okuyor, derecenin hangi alana ait olduğunu netleştiriyoruz. Ardından çocuğunuzu oyun içinde gözlemliyor, ilişki kurma, iletişim ve duyusal düzenlenme becerilerine bakıyoruz.

Bu gözleme göre dil ve konuşma terapisi, ergoterapi ve DIR/Floortime seanslarından oluşan bir plan öneriyoruz. Seanslar 40 dakika sürer ve ebeveyn sürecin içindedir.

Ayrıca Ebeveyn Danışmanlığı görüşmelerinde evdeki rutinleri birlikte ele alıyoruz. Ayrıntılı bilgi için otizm terapisi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Otizm dereceleri nelerdir?

DSM-5’e göre otizmin üç destek düzeyi vardır. Düzey 1 destek gerektiren, düzey 2 belirgin destek gerektiren, düzey 3 ise çok belirgin destek gerektiren durumu anlatır.

Otizm seviyeleri ile otizm dereceleri aynı şey mi?

Evet. İki ifade de DSM-5’teki üç destek düzeyini anlatır. Bazı raporlarda “düzey”, bazılarında ise “seviye” kelimesini görürsünüz.

Hafif otizm hangi düzeye karşılık gelir?

Gündelik dilde “hafif otizm” genellikle düzey 1’i anlatır. Ancak bu resmî bir ad değildir. Ayrıca düzey 1’deki çocuklar da destek ihtiyacı taşır.

Otizm derecesi zamanla düşer mi?

Her yönde değişim mümkündür. Takip çalışmalarında 3-11 yaş arasında çocukların yaklaşık yarısında belirti şiddeti değişti.

Çocuğum konuşuyor, yine de otizmli olabilir mi?

Evet. Özellikle düzey 1’deki çocukların çoğu cümleyle konuşur. Güçlük genellikle sohbeti sürdürmek, sıra almak ve sosyal ipuçlarını okumaktır.

Otizm derecesini kim belirler?

Türkiye’de bunu genellikle çocuk ve ergen psikiyatristi belirler. Uzman aileyle görüşür, çocuğu gözlemler ve gerekirse standart değerlendirme araçları kullanır.

Raporda iki farklı düzey yazıyor. Bu ne anlama gelir?

DSM-5 sosyal iletişim ve tekrarlayan davranışlar için ayrı düzey verir. Bu yüzden iki alanın düzeyi sık sık birbirinden ayrılır. Bu durum oldukça yaygındır.

Otizm dereceleri okul seçimini belirler mi?

Tek başına belirlemez. Okul kararında çocuğun dil düzeyi, duyusal ihtiyaçları ve sınıftaki destek imkânı daha çok yol gösterir. Bu yüzden kararı öğretmen, terapist ve aile birlikte verdiğinde sonuç çoğu zaman daha iyi olur.

Derin otizm nedir?

Lancet Komisyonu 2022’de bu adı önerdi. Gün boyu bir yetişkinin yakınında olması gereken çocukları tanımlar. Ancak henüz resmî bir tanı değildir.

Otizm derecesine göre terapi saati değişir mi?

Genellikle destek ihtiyacı arttıkça seans sıklığı da artar. Ancak plan dereceye değil, çocuğun gelişim profiline ve ailenin rutinine göre hazırlanır.

İlgili yazılar

Otizm ile konuşma gecikmesini ayırmak için otizm mi konuşma gecikmesi mi yazımız yol gösterir. Ayrıca tekrarlayan hareketler için stimming yazımızı, dil gelişimi için de otizmde dil gelişimi sayfamızı okuyabilirsiniz.

Raporu birlikte okuyalım, planı birlikte kuralım

Çocuğunuzun raporunu ve evde gördüğünüz güçlükleri bize anlatın. Ardından onun profiline uygun bir terapi planını birlikte konuşalım. Beykent’teki merkezimizde Beylikdüzü, Büyükçekmece, Esenyurt, Bahçeşehir ve Silivri’den gelen ailelerle çalışıyoruz.

Kaynaklar

Yazıdaki araştırma bilgileri şu kaynaklara dayanıyor:

Bu yazı ailelere genel bilgi verir ve çocuğunuzu tanıyan bir uzmanın değerlendirmesinin yerini tutmaz. Tanı ve tedaviyle ilgili kararlarınızda hekiminizin ve terapistinizin görüşünü alın.

Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin